Evet! Kuzeyin yeni kraliçesi Floor Jansen’in ve Jorn Viggo Lofstad’ın ortak çalışması Northward, aynı adı taşıyan albümlerini piyasaya sürdü.

İlk ben bu projeyi duyduğum zaman soğuk yaklaşmıştım. Yine bir Floor Jansen projesi diye düşünüyordum. Öncesinde After Forever’ın dağılması ReVamp ile istediğini bulamaması, kendi özel projelerinde istediğini veremeyince bu çalışmadan da umudum yoktu. Aslında müzik açısından bir şüphem yok ama genel bir başarı ne kadar olur o şüpheli yine bence.

Albümü çok kısa özetlemek gerekirse, aşırı klasik bir rock albümü gibi. 80’lerin metalinden Vixen’ın 2018’e daha sert bir şekilde uyarlanması gibi. Albümden ilk klip “When Love Died” yayınlandığı zaman şunu fark ettim. Floor kendi başına bırakıldığı zaman ne kadar muhteşem bir iş yapıyor. Nightwish ile, Tuomas, vokallerde Floor’un limitlerini baya zorlayıp, klasik bir sound istememişti ve sonunda Endless Forms Most Beautiful çıkmıştı. Burada ise çok farklı bir sound ve kesinlikle daha iyi, Floor’un özgür kaldığı bir çalışma var.

Vokalleri geçer arka planında işin temeline dönecek olursak, muhteşem bir sound ve riff var. Açıkçası çok Pagan’s Mind dinleyen birisi değilim ve Jorn beni çok etkiledi bu albümde yarattığı müzik ile. Çok teknik, çok özel bir tarzda değil, aksine çok klasik ve sanki bir tribute albüm dinliyor havası da var ama bunu o kadar kulakta dinlerken yağ gibi akıcı bir şekilde yapıyor ki, etkilenmemek elde değil.

Açılışı yapan “While Love Died”, aynı zamanda da ilk single, size anında b albümden ne beklemeniz gerektiğini belirten bir tonda giriş yapıyor. Floor ise özgür kaldığında ne kadar güçlü bir performans sergileyebileceğini gösterircesine adeta sınırlarını zorluyor. Kendisini izleyen “Get What You Give” hızlı – yavaş geçişleri hissettiren bir yapıya sahip. Albümden çıkan ikinci single bu oldu. Açıkçası bence yanlış bir tercih olmuş ama kendilerinin bileceği iş tabii. Yavaş başlarken nakaratlarda ise gözünüzü kapatıp bağırtabilecek bir performansta Floor.

Bir anda 3. Şarkı ile kendinizi 1980’lerde hissediyorsunuz. Aslında Floor’un baltik denizinde gemide bir konser verdiklerinde söylediği “Alone” coverı vardı. O zamandan beri Floor’un sesinin bu konuda da ne kadar kuvvetli olduğunu fark etmiş ve keşke bu tarz bir çalışma yapsa demiştim. Ve Northward bunu verdi bana. Tam radyo müziği havasında o eskilerin müziğini dinlerken ne tat alıyorsam onu bana veren bir şarkı.

Drifting Islands. Kardeşi Irene ile yaptığı bir düet. Yine şarkı tonunun şarkı içi değiştiği ama vokalin alt tabanda oluşan bu değişime paralellikte güzel bir şekilde uyması ile özellikle nakaratlarında bağırtan güzel bir şarkı olmuş. “Paragon” biraz Floor’un akustik yönün gösteren bir şarkı. Nightwish ile zaten muhteşem söylerken, burada bu performansı gerçekten etkiledi. Akustik performansı beklerken tonunu çok yüksek buldum ben. Kötü anlamda değil, bu ilk akustik şarkı geliyor derken bir anda normal bir şarkıyı söyler gibi söylemesi şaşırttı ve sesini bu denli kullanabilmesi etkiledi. Tabi elindeki vokal kalitesini bilen Jorn’un bu şarkıda yapmış olduğu müzik ise dinlemesi aşırı keyifli bir parça

Let Me Out ile yavaş temoyu bir anda vitesi arttırarak coşturan Jorn, 80’ler havasını 90’lar sonu 20’ler başı nakaratlar ile çok iyi bir şekilde bağlamış. Floor yine vokal aralığının nimetlerini bize gösteriyor bu şarkıda. Devamında gelen “Big Boy” ise daha disko havasında gelen bir şarkı. Ayağınızı yere vurup eğlenebileceğiniz, hafif funk havası olan bir şarkı.

Timebomb bir anda çok ilginç bir gitar whammy bar’ı ile açılıyor. Açıldı hızda ton düşüren melodi, Floor’un vokalleri ile erirken, nakaratında asıl bombasını bırakıyor. Konserde ses telleri koparcasına bağırır, headbang yaparsınız ya, işte bu şarkının nakaratı tam da bunu hissettiriyor. Ardından bizi akustik gitar eşliğinde, Floor’un o güzel sesinin en sade ve temiz hali karşılıyor. Kulaklarımız için güzel bir ziyafet. Özellikle ses yapısını iyi bilen kişiler, Şan eğitimi almış, bilen kişiler, burada Floor’un performansını çok daha iyi ve teknik bir şekilde överdi.

Floor’u överken bir anda Jorn Metallica havasında ortalığı estirmeye başlıyor. Vokallerin ise şarkı değişimde nasıl tona uyduğunu çok açık bir şekilde hissediyor ama şarkının girişi, ara geçişleri ne kadar muhteşemse, nakaratta aynı etkiyi alamadım. Şarkı çok kuvvetli olduğu için vokallerde bunu nakaratta daha da yukarı çekmek zor olduğu için nakaratta yapması gereken zıplamayı yapamamış bence.

Grupla ve albümle aynı adı taşıyan son şarkı, grubun bütün yönlerini göstermek istercesine yapılmış bir şarkı bence. Yavaş tempoda giren müzik sonrasında kendini geri sert haline bırakıyor. Biraz yavaş çalarken sıkılıp dağıtan gençlerin şarkısı gibi olmuş ama kesinlikle güzel. Hem Floor, hem Jorn, ikisi de bu şarkıda kendi alanlarında kalitelerini göstermiş. Tek eleştirim gitar solosu yavaş yavaş azalıp biteceğine daha keskin bir bitiş yapsalarmış şarkıda. Eskide kalmış bu tarz bitirişler beni soğutuyor şarkı bitiminde.

Sonuç olarak ne diyebilirim bu albüm ile ilgili. Klasik rock seven birisiyseniz, kadın vokal severseniz kesinlikle size göre bir albüm. Albüm Floor’un kendine bırakıldığında, ve Jorn’un elindeki sesi zorlaması üzerine değil, o ses uygun müzik yazdığında nasıl muhteşem bir iş çıkabileceğinin en güzel örneği. Zevkler tartışılır tabi, benim için 9/10 alacak bir albüm.