Evet. İsveçli tri-vokal pop metal grubu Amaranthe 5. Albümünü piyasaya sürdü. Öncelikle diyeceğim, bir önceki albümün yazısında kendilerini ne kadar eleştirdiysem, sonunda %80 belki diyebilirim, kendilerini düzeltmiş ve daha güçlü temellere oturan bir albüm gördüm.

Pop-metal veya belki araya nu-metal katabileceğimiz bir türün öncüsü olan Amaranthe, yeni albümü Helix’te clean erkek vokallerde değişime giderek Nils Molin’i gruba katıyor. Benim ilk düşüncem eski vokalden daha iyi olduğu yönünde. Sesini biraz geri atıyor ve istediği seviyelere zor çıkabiliyor havası var ama ses tonu ve rengi olarak ben daha başarılı buldum.

Albümün en güzel yanı kesinlikle Nils ve Elize’in kısımları hem ton olarak düşürülmüş hem de üçlü vokal sisteminde yüzde olarak payları çok azaltılmış bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bunun sonucu, Brutal vokaller kendine anca beşinci albümde istediği kıvamda yer bulunca, nu-metal bir grup tadında, clean vokallerin düet yaptığı bir albüme dönmüş ki beni hem umutlandıran hem de albümü dinlerken coşturan bir albüm oldu.

Bu değişim ile birlikte dikkat çeken Olof Mörck , gitarlarda iyice sert tonlara kaymaya başlıyor.

Albümle şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Albümün kesinlikle ve kesinlikle en kötü kısmı albüm kapağı. Kimsemi fark etmez bu kapağı ya . Bunu yapan photoshopcu şahsı direk kovmak lazım. O kadar insan kimse nasıl fark etmedi çok ilginç.

Albüm The Score ile açıyor ve farklı hiçbir şey beklemeden, klasik ve olması gereken bir Amaranthe şarkısı bizi karşılıyor. Yukarıda yazdığım gibi ilk şarkıdan yardıran brutal vokaller, albümün kalanında nasıl bir etki göstereceğini gösteriyor.

Amaranthe, albümün çıkış şarkısını 365 olarak seçiyor. İlk single ve klip olarak yayınladılar ama bence bir hataydı biraz. Amaranthe pop metal yaparken bazen güzel tonları tuttursa da (mesela Nexus albümündeki), son 2-3 albümdür pop kısımlara gelince albüm, elektronik değil de gerçekten bir Rihanna karışımı veya klasik Amerikan popçu melodileri kullanması rahatsız ediyor. Bence albümün en kötü şarkıları single olarak seçtiği 365 ve Countdown.

Bu şarkıyı 3. Single olarak çıkarttılar ve şarkıya o günden beri takmış durumdayım. Gerçekten çok güzel bir şarkı. İşte, pop-nu-metal yapacakken olması gereken pop/elektronik elementlerin tam olması gerektiği gibi. Sanki bir aksiyon filmi müziği kıvamında olması gerektiği gibi. Nakaratı ve brutallerin vura vura ortalığı yarması şarkıyı bence albümün en iyi şarkısı yapıyor.

Countdown dediğim gibi, 365 ile birlikte albümün zayıf halkası bence. Özellikle Inferno sonrası dinleyince albümde bir surat ekşiliği yaratıyor. Bu şarkının gerçekten beğendiğim kısmı ise Nils’in clean vokalleri.

Genel Amaranthe vokal matematiğini bir tık bozan bir şarkı Helix. Genel matematikleri bir ton clean + brutal – brutalsiz nakarat – diğer ton clean + brutal – cleansiz vokal. Bu şarkıda ise, üç vokali bir anda görüyoruz. Şarkının tonu orta seviyede, son kısımda giren brutaller bence en iyisi.

İlginç bir şarkı. Tam anca bu grubun yapabileceği kıvamda bir şarkı. Eminem’in duygusal şarkılarının tonunda brutal vokalli bir rap, sonrasında da Britney Spears havasında bir Elize nakaratı. Çok karmaşık karışık bir şarkı. Ya tamamen akustik olsa, brutal katmayın, ya katacaksanız ufak katın. Şarkının temeli ile vokaller çok zıt olmuş. Temeli güzel ama vokal konusunda yanlışa düşmüş bir şarkı.

GG6. Albümün tek “explicit (+18)” şarkısı. Direk sert brutallerle açan şarkı, geçen albümden “Fury” şarkısını hatırlattı. Şarkı söz ve ton olarak Eminem – Rap God’ı anımsatıyor, brutal kısımlarında. Genel Amaranthe matematiğinin tam tersi işlenmiş bir şarkı. Bu sefer de bence vokaller olması gibi iken, arkada temeli daha sert daha hareketli bir tonda olabilirmiş.

Breakthrough Starshot. Ya işte bu gruptan istediğim bu. Ton vokal riff hepsi bir arada. Gece tekno club’a gidip headbang yapma karışımı bir deneyim isteyip alabileceğiniz sonuç bu işte. Son nakarat geçişi mix hoşuma gitmedi ama onun dışı bu grubun olması gereken her şeyi temsil eden bir şarkı.

My Haven, yavaş ama sert bir şarkı. Tatlı ekşi sos gibi. Albüm genelinde brutal vokal oranın artması ne kadar mutlu ettiyse beni, bu şarkıda biraz fazla buldum. Daha az ve daha hafif tonda olsa çok daha iyi olurmuş. Albümde genel olarak bu hata var ama. Üç vokal de belli bir tonda, renkte, seviyede okuyor ve albüm boyunda hepsi aynı çizgide gidiyor ne aşağı ne yukarı. Bu sefer her zaman bütün şarkılara bu üçlü oturmuyor. 5 albüm yapmış bir grubun artık vokal renklerini daha iyi şekilde kullanabilmesi kanaatindeyim. Şarkının son nakaratı özellikle muhteşem ama.

Iconic. Daha açılışından “bu zamana kadar neredeydin 9 şarkı geçti” dedirten rifflere sahip bir şarkı. Keşke bütün tonları bu seviyede olsa dediğimiz Amaranthe şarkısı. Olof gitarlarda kesinlikle en iyi işini bu şarkıda çıkartmış.

Unified’ı albümün son şarkısı olarak beklerken değilmiş. Kendisini Momentum takip ediyor. Çok zıt bir son olmuş. Yeni vokal Nils albümün 11. Şarkısında anca tam anlamıyla parlayabilmiş. Amaranthe’den beklediğimiz, sadece clean vokalleri olan şarkı. Gayet güzel şarkı ama tam albümü kapatır bu şarkı derken Momentum giriyor. Albümü baymadan, dinleyici gaza getirerek bitirmek istedikleri çok belli. Açıkça Inferno sonrası en beğendiğim şarkı oldu albümdeki. Nakaratı, tonu her şeyiyle çok güzel.

Sonuç olacak güzel iyi bir albüm ve sonunda istediğimizi geri verdikleri bir albüm olmuş. Fakat sorunları da yok değil. Belirttiğim gibi vokallerin tek tonda olması ve kimsenin tonunu bozmaması hem her şarkıya gitmiyor, hem de 12 şarkı boyunca farkı bir şey dinlemiyormuş havası veriyor. Bütün şarkıların matematiği, tonu gidişatı aynı. 25 dakikalık şarkı yapıp 5’e bölüp her sene piyasaya süren Serdar Ortaç albümüne dönüyor. Denk geldi albüm yolda, çalışırken vs dinliyorsanız, hangi şarkı favorinizdi ne ara nerde albüm ayırt etmesi zor bir albüm. Güzel ama kendi sınırlarını aşmadan çok düz çizgi üzerinde giden bir albüm. Yine de bir puan verecek olsam 8/10 veririm.