Evet, tarih 2 Haziran ve Wednesday 13 yeni albümü Condolences’i piyasaya sürdü. Tabi piyasa derken daha çok Apple Music ve Spotify.

İlk defa Wednesday 13 dinlemeye başlmamam aslında Murderdolls ile oldu. Bir Joey Jordison hayranı olarak, Murderdolls’u keşfetmiştim ve Wednesday 13 ile ortak grup olduğunu öğrendim ve sonrasında Wednesday 13 dinlemeye başladım.

İlk albümleri Transylvania 90210 muhteşem ötesi bir albümdü bence. Sonraki albümlerinde de genel başarıyı yakaladı, en azından ilk 3 albüm diyeyim. Peki 7. albüm beklentileri karşıladı mı, nasıl bir albüm?

Albüm 13 şarkı. Albümde Mr.Wednesday’in gitarı bırakmış olduğunu görüyoruz. Video kliplerden diyince anlaşıldığı gibi maalesef yaşlanma da baş göstermiş ama bu müzik kalitesinden bir şey kaybettirmemiş.

Albümde ilk dikkat çeken detay eski enerjilerinin olmaması ama daha sert daha karanlık bir albüm ile, kendi tarzları olan “Horror Punk Metal” türünde tam oturan bir albüm ortaya çıkmış. Şarkı temaları genelde Scooby Doo’yu hatırlatan, hep puslu, gotik, korku tarzında şarkılar. Bu albüm hem eski dinleyicilere güzel bir jest, hemde grubu yeni dinleyeceklere güzel bir çalışma olmuş.

Albüm kesinlikle ilk 3 veya 2 olabilir Wednesday 13 kariyerinde. Eski enerjik havaları yok dedim ama onun yerine daha özünde metal, daha etkileyici oluyor. Riffler, bateri, vokal, hepsi muhteşem bir uyum ve kimya içerisinde. Tabi bu seviyeden sonra geleceğe nasıl bir enerji ile gelecekler ve bu tepe noktasını geçebilecekler mi, bunu zaman gösterecek.

Açılış şarkısı What the Night Brings, ürkütücü, korku müziği tarzında açılıyor. Burada açılıştan, grubun bak arkadaş bu albüm mutlu hareketli eğlenceli bir albüm olmayacak, bu albüm sert ve karanlık imajını alıyorsunuz. Yaşa rağmen, kendine has vokalleri ile Mr. Wednesday hem bu şarkıda hem albümde yardırıyor. Beğenilir, beğenilmez ama tamamen kendine has bir vokali ve gruba cuk diye oturan bir yapısı var.

Sonraki şarkı Cadaverous ile ilk şarkıda ki gibi, Brazdaha sert boğuk havada, üçüncü albüm Skeletons havası var. Yine de ilk şarkıyı pek çok kişi beğenmiş olsa da ben boğuk ürkütücü havadan ziyada daha hareketli, daha rahat headbang yapılan şarkıları seviyorum, bu şarkı da ona aday.

Blood Sick, klibi de çekilen şarkı. Tam bir W13 şarkıs ve bayıldım, saatlerce dinledim. Kesinlikle ilk 2 albümün tadı, ve bu albümün dokusunun birleşimi. Good Riddance, You Breathe I Kill ve sonunda Omen Amen ile eskiye dönük trash tarzı albümün ortalarına damgasını vuruyor. Özellikle Omen Amen, bu albümü 2017 de dinliyormuşsunuz hissi vermiyor, aksine sanki eski şarkıları açıp nostalji yapmışsınız havası var.

Cruel to You şarkısı ile Fang Bang zamanlarına giden albüm, Eulogy XIII ara geçişine giriyor. Çok bahsettiğim gibi, Eulogy’de korku filminde tam ana karakterin arkasından öcü çıkması öncesinde çalan havayı yakalıyor W13.

Prey for Me ile ilk albümün tarzına dönüş yapan grup, ilk saniyeden kafa sallatmaya başlıyor. Benim burada ki eleştirim, giriş, ara sekanslar muhteşem bir tempoda iken, nakaratta daha da coşmak istiyorum ben ama ton düşürüp o korku temasını vermeye çalışmaları biraz beni şarkıda coşup sönmeme, coşup sönmeme neden oluyor.

Fang Bang havası olsa da, kesinlikle bence ilk albüm havası ile dinlediğimde anında bana The Ghost of Vincent Price havası ile dank diye vuran Lonesome Road to Hell geliyor. Fazla söze gerek yok, teşekkürler diliyor, saatlerce dinlemek için kulaklığımı takıyorum.

Albümün adını taşıyan şarkı Condolences, albümün en uzun şarkısı 6:55 süresi ile. Piyano girişi, albümün genel havasını yakalayan tonu, arkada hafif melodik gitarlar, sonra ağır giren riffler, şarkı ortası solosu, kapanışı piyano ile tekrardan yapan ve sonunda karanlığa gömülen şarkı.

Kapanışı, çok iyi bir şekilde yapan Death Infinity, albümü noktalandırırken, sonunda size dinlendiğiniz, bazılarına göre en iyi, bazılarına göre (ben) ikinci en iyi W13 albümünü vermiş oluyor.

Mutlaka dinlenmesi gereken bir albüm olmuş.