Evet, Pentagram’ın Akustik albümü incelemesi sonrası İstanbul’da Volkswagen Arena’da canlı izleme fırsatını da buldum.

Konser tamamen akustikti 30 yılın şerefine. Konuk olarak Ogün Sanlısoy, Murat İlkan, Demir Demirkan sahnedeydi.

Konserde açıkçası Şebnem Ferah’ı beklemedik değil ama sahne almadı maalesef. Orada kulisteydi dedikoduları var ama bilmiyorum ne kadar doğru. Anatolia’yı onun bir anda sürpriz bir şekilde gelip söylemesi çok hoş olabilirdi.

Konserde 18+2 toplam 20 şarkı çalındı. Hepsi neredeyse muazzamdı. Seyirciler biraz sönük kaldı bazı yerlerde bazı yerlerde çok güzel eşlik ettiler. Özellikle tribün kısmı baya oturup klasik müzik konseri izliyor havasındaydı.

Setlist:

  1. Apokalips
  2. Lions In A Cage
  3. Fly Forever
  4. Şeytan Bunun Neresinde
  5. Uzakta
  6. No One Wins the Fight
  7.  For the One Unchanging
  8. Gündüz Gece
  9. Geçmişin Yükü
  10. 1000 in the Eastland
  11. Anatolia
  12. In Esir Like an Eagle
  13. Doğmadan Önce
  14. Give Me Something to Kill the Pain
  15. Dark Is the Sunlight
  16. This will too pass
  17. Bir
  18. Sonsuz
  19. Gündüz Gece
  20. Bir

Konserin güzelliklerini anlatmadan önce sadece eleştireceğim birkaç not var onları aktarayım. Birincisi, her şarkı sonrası Tarkan’ın bas gitarını havaya kaldırması pek hoş değildi bence. İlk şarkı, beli Bir sonrası olabilirdi ama her şarkı sonrası pek hoş olmadı açıkçası. İkinci eleştirim ise, Ogün’ün grup lideri havalarına bürünmesiydi. Çoğu konuşmayı yapan birisinin 20-25 yıldır gruptan uzak kalmışken bu tavra bürünmesi biraz yersizdi. Gökalp bir derece, bana kalırsa Hakan, Tarkan ve Cenk + Murat’ın liderliği alması daha güzel ve anlamlı olurdu bence. Son eleştirim ise Gökalp’in şarkılarda biraz fazla zorlaması ve akustikten uzaklaşması. Belki kendi hünerlerini ve “bakın ben Pentagram’a uyuyorum demek için bir zorlamaydı ama sonunda da grup arasında silik ve geri planda kaldı (ki bence hoş bir davranıştı).

Akustik albümünde olmayan şarkılarında akustik hallerini dinlemek çok büyük keyif Verdi bana. Özellikle ilk Şeytan Bunun Neresinde duyduğumda, işte beklediğim konser demiştim. Ben ilk sadece belki albümdeki 11’I çalarlar diye düşünmüştüm. Bunun bir kötü yanı oldu, neden o güzelim şarkıları albüme koymadınız?

Konserde güzel anlardan birisi Ogün’ün Ümit Yılbar’ı (doğuda şehit düşen eski üye) anması ve sonrasında bir İzmir Marşı’na seyirciyi sürüklemesi oldu ama nedense beklenen kalite de tepki gelmedi anlamış değilim. Ogün’den konuyu açmışken o zaman kendisinin kendini beğenmiş havalarından biraz arındırırsak kendimizi sesini övmek istiyorum. Gerçekten çok güzel okudu şarkıları veya arkada eşlik etti. Favorim No One Wins The Fight’I çok güzel söyledi. Keşke dediği gibi 25 yıl önce savaşta kazanan yoktur denirken hala aynı durumlar devam etmeseydi.

Demir Demirkan baya heyecanlıydı. Özellikle sonunda da kendisi itiraf etti. Konser başında yanlış gitarı eline alması da bunun belirtisiydi zaten. Ama o ortamda güzel bir eğlence, gülünüp geçildi. Çok güzel çaldı genel olarak ve bazen Metin ile atışıyorlar gibiydi. Amerika’dan bu konser için geldiğini söyledi ve önümüzdeki zaman konserlerinde de olacakmış.

Gökalp söylerken dediğim gibi keşke çok zorlamasaydı bazen. Ama bence çok ön plana da çıkmadan ama bu grubun bir üyesi olduğunu belirterek bir performans sergiledi. Ben geri vokal de olduğu zamanlar kendisini çok daha beğendim çünkü sesini zorlama gereği duymuyordu o zaman.

Murat İlkan. Ah abi sen yokmusun sen ve o süper sesin. Diyecek söz yok. Sadece konserin arasında telefonu ile oynamaları beni rahatsız etti. Biraz güçten kaybetmiş gibiydi maalesef ama sesi aynı kalitedeydi. This Too Shall Pass zaten onun sesinden dinlemeyi en sevdiğim şarkıdır, onu da layığıyla yerine getirdi.

Bateriyi unuttuk. Amanınnn! Bir tık akustiğe sert kaçmıştı. Bagetleri yumuşatmakla akustik havasını vermek biraz zordu ama kimseyi de rahatsız ettiğini söyleyemem.

Asıl kahramanlara ise söz söylemek olmaz. Metin, Tarkan, Cenk ve Hakan. Hakan’da gerçi arada ne yapıyoruz biz havası oluşuyordu ve muratla muhabbete daldılar bir iki kere ama onun dışında lafım yok.

18 şarkı bittikten sonar herkesi selamlayıp gittikten sonar geri dönüp “Madem istiyorsunuz biraz daha çalalım” diyerek Gündüz Gece’yi bir daha çalıp, sonrasında ise seyirci gazı ile Bir’i tekrardan çalmak hepimizi çok mutlu etti. Konser sonrası bence sahneden biraz çabuk ayrıldılar bunu da sıkıştırayım araya.

Konser sonrası ise dışarıda Pentagram çalınmaya ve Monster sponsor olduğu konserde enerji içeceklerini dağıtıyordu. Burada güzel olan bedava içecek değildi tabi (yalan söylüyorum) dışarıda da Pentagram gazının devam ediyor oluşuydu.

İlk umudum bu konserin veya bu organizasyon serisinin bir DVD/Bluray versiyonunun çıkması olur. İkinci isteğim ise Akustik turnesinin devam etmesi.

Son eleştirim ise, İstanbul’da bu konser yapılıyorken bence VW Arena’da çok daha iyi bir şov, organizasyon ve konuk sanatçı olabilirdi. Herhangi bir kulüpte çalmaktan bir farkı yoktu biraz, sandalyeler ve akustik gitar. Daha orijinallik beklerdim ama albüm incelemesi yazımda da belirttiğim gibi biraz kolaya kaçmışlar burada artık.

Sonucunda ise diyeceğim şey, bana yaşattığınız o muhteşem gece için çok teşekkürler, sesinize, akorunuza sağlık.